3/11/2009 - ÖLÜMÜ BEKLEYİŞ
Hangisi kötüdür ölümün söylesene Bir kurşun mu, bir ip mi, hançer mi ya da bir damla zehir mi? Öldürür mü bunlar insanı? Ya yalnızlık, umutsuzluk, mutsuzluk bunlar nedir Gelip geçer değil mi? Yanılıyorsun beni hiç terk etmedi Ben her gün yaşıyorum ölümü Sadece toprağın altına girmek midir sence ölüm Toprağın üstünde cansız bir beden dolaşamaz mı? Ruhu terk etmesi midir bedeni yoksa? Ya ruhum bedenimde can çekişiyorsa İhanetkar ise bedenim ruhuma Sen beni hala yaşıyor mu zannediyorsun Ben her gün hissediyorum ölümü Azrail’in ayak seslerini, ölüm fermanını dinleyiş midir? Ya sevgilinin yalnızlığa terk ediş sözleri Gelmeyeceğim naraları atan haykırışlar Kırılmış bir kalbin feryat-ı figanı Ölüm olmaz değil mi? Haklısın olmaz; sen nerden bilebilirsin Ben her gün duyuyorum ölümü Gözler sadece dünyayı mı görür sanıyorsun Ya da elinle tuttuğun biçim kaybetmiş nesneleri mi? Yani hiç yaşanmamışları göremez mi? Nedensiz yalnızlıklar mesela ne kadar acı veriyor insana Yüreğim görüyor Kuzum gözlerim görmese de bu acıyı Ve ben Kuzum her gün biraz daha ölümü görüyor Biraz daha ölüyorum… İnsan sadece soğuk kış gecelerinde mi üşür Ya bomboş bırakılmışsa elleri Eksilere terkedilmişse seni seviyorum diyen yüreği Buz kesilmişse karşılık vermeyen diller Buğulanmış gözlerime bakmıyorsa o harika gözler Üşüyorum canımın içi çok üşüyorum Ve korkuyorum ben donarak öleceğim
|